• Anasayfa
  • Makaleler
  • Yıllık ve Günlük Planlar
  • Sınavlar-Testler
  • Toplantı Tutanakları
  • Eğitim Dokümanları
  • Program Arşivi
  • Giriş
  • Kayıt
  • İletişim

Anasayfa Makaleler Eğitim ÇOCUK SEVGİSİ

İlgili Konular

  • Çocuk Hakları Sözleşmesi
  • ÇOCUK YASADIGINI OGRENIR
  • Çocuklara Okuma Alışkanlığı Kazandırmanın Yolları
  • Adresini yitirmiş sevgiler
  • ANNE VE COCUK
  • ARKADAŞ EDİNEBİLMESİ İÇİN, ÇOCUĞUMA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİM?
  • BİR ÇOCUĞUN DUYARLILIĞI
  • ÇİÇEK DEĞİL, ÇOCUK YETİŞTİRDİĞİMİZİ UNUTMAYIN !
  • ÇOCUGUMA:
  • COCUK GİBİ DÜŞÜNEBİLMEK...
  • ÇOCUK YASADIGINI OGRENIR
  • ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDE OYUNUN ÖNEMİ VE ANNE-BABA TUTUMU
  • Çocuk Hakları Sözleşmesi
  • ÇOCUK VE AİLELER İLE PSİKOTERAPİ ÇALIŞMALARI
  • Çocuklardan Hayata Dair Mesajlar
  • ÇOCUKLARI DUYARLI KILAN NEDİR? ŞİDDET DOLU BİR DÜNYADA ÇOCUKLARIMIZA YUMUŞAK YÜREKLİLİĞİ ÖĞRETMEK
  • Gerçek Sevgi (İbretlik hikaye)
  • ÖLMEYEN SEVGİ
  • 3 - 6 Yaş Arası Çocukların Gelişim Özellikleri
  • 0 - 3 Yaş Arası Çocukların Gelişim Özellikleri
  • Çocuklarda Diş Fırçalama Eğitimi
  • Çocuk Ve Resim
  • Çocuklarda Depresyon
  • Çocuklarda Hayvan Sevgisi
  • Çocuğun 6 Kötü Huyuna 6 Zekice Öneri
  • Çocuk eğitiminde doğru sanılan yanlışlar
  • Çocuğunuzun Zeka Tipi Hangisi?
  • Eğer bir çocuk ...
  • Çocukta Para Kavramı
  • Okul Öncesi Çağdaki Üstün Yetenekli Çocuklar
  • Çocuklar Neden Hep Oyalanır ?
  • Çocuğu Anaokuluna Hazırlarken Yapılabilecekler
  • Anne ben PEMBE giymem !...- Cinsel Roller
  • Çocuklarda Tırnak Yeme Alışkanlığı
  • Takıntılı çocuklar Anne-Babanın eseri
  • Bir çocuktan sesleniş
  • psikologlardan destek alınabilecek durumlar
  • Bir çocuktan sesleniş
  • Çocuğum Derslerinde Problem Yaşıyor !
  • Acaba Çocuğum İnterneti Nasıl Kullanıyor
  • Çocukta Saldırgan Davranışların Önlenmesi
  • Çocuğun ve Gencin Eğitim ve Gelişiminde Sporun Önemi
  • Çocukların Dinleme Becerilerini Geliştirme Yolları
  • Erkek Çocuklarda Ergenlik
  • Unutma Çocuğum!
  • Çocuğumu Yeniden Yetiştirebildeydim ...
  • Çocuğumu Yeniden Yetiştirebildeydim ...
  • Çocuklarda Beden Dili
  • Çocukları Duyarlı Kılan Nedir?
  • Çocuk Ne Öğrenmeli?
  • Bir Arkadaşıyla Başı Dertte...
  • Çocuklarda Okuma İsteğini Artırma
  • Çocuklarda Özsaygıyı Geliştirme Yolları
  • Oyunun Çocuğun Gelişimine Fiziksel Katkısı
  • Öğrenme Güçlüğü Olan Çocukların Genel Davranış Özellikleri
  • Çocuklarda Öz Saygıyı Geliştirecek 20 Yol
  • Çocuklarda Özgüven Geliştirme Yolları


ÇOCUK SEVGİSİ

Cuma, 04 Aralık 2009 16:20 | Author: Kırşehirli | PDF Yazdır e-Posta
Addthis

Sevgidir insanı doyuran, doğumdan ölüme dek... Bebek, annesinden akan sevgiyi son damlasına kadar alır içine ki, yaşamı boyunca dağıtabilsin... Hayatı süresince sevgiyi vermekle kalmaz; alır da.
Aldıkça güçlenir; insanlığın keyfine varır. Peki ya sevginin olmadığı veya yetersiz olduğu durumlarda? Sevgisizlik bir ömür boyu mutsuzluk mu getirir?

Bazı anne-babalar, çocuklarını çetin hayat mücadelesinden yenik çıkmamaları için sevgilerini az göstererek veya hiç belli etmeyerek yetiştirirler. Her şey katı, disiplinli prensipler dahilindedir onlarda. Hatta kimisi eskilerin yaptığı gibi uykularında sevip okşarlar. Çünkü onların düşüncesinde aşırı sevgi gösterisi çocuğu şımartır, dolayısıyla eğitimini bozar. Peki, sevgiden yoksun bir çocukluk dönemi yaşayanlar, ömür boyunca mutsuz olmaya mı mahkumdur? Bakın Uzman Pedagog Nurten Öncel bu konuda neler söylüyor...

Anne-baba Kurbanı Mutsuz Çocuklar

Çocukluğunda duygusal huzuru bulamadığını söylüyor 31 yaşındaki 2 çocuk annesi Fulya. Başarılı bir doktor olan Fulya Z. "Çocukluğumdaki duygu boşluklarını şimdi doldurmaya ve çocuklarıma yansıtmamaya çalışıyorum. Ancak daha güler yüzlü ve pozitif olmaya çalışmama rağmen zaman zaman geçmişimin gölgesini görüyorum. Ne yazık ki mesleğim kadar başarılı değilim bu konuda" diyerek yaşamındaki çelişkileri bu şekilde dile getiriyor.

Ağlayarak eteğine sarılan küçük kızını sertçe kendinden uzaklaştırdı Filiz. "İşte bu hareketlerinden nefret ediyorum kızımın" diye başladı. "Bana bu kadar bağımlı olmasını istemiyorum." Anne-babasını 5 yaşındayken bir trafik kazasında kaybeden Filiz Y. dayısının yanında tıpkı bir sığıntı gibi büyümüştü. Çünkü ailenin 4 çocuğu daha vardı ve yengesi bu fazla boğazı istemiyordu. Anne olduktan sonraki korkusu da bundandı. Ya ona da bir şey olup kızı ortada kalırsa? Buna hazırlıyordu kızını sözde. Bağımsız katı olmalıydı onun kızı, yaşamdan yara almamak için. Ancak bu sevgi yoksulluğu zorlama noktasına gelmişti ve problem olmaya başlamıştı. Artık Filiz'in psikolojik yardım alması gerekiyordu. 47 yaşındaki yönetici Kemal, çocukluğundaki sevgisizlikle ilgili duygularını şöyle dile getiriyor: "Annem öldükten sonra beni babam ve babaannem büyüttü. O günlerden belleğimde kalanlar, babaannemin (babama da geçmiş olan) aşırı otoriter ve uzak tutumu, yüksek beklentileridir. Onların sevgisiz bir ilgi göstermeleri ve beni titiz bir şekilde eğitmeleri sonucunda iş yaşamımda katı, ancak prensipli ve başarılı bir yönetici olduğuma inanıyorum."

Sevgisiz Baba İmajını Yenmek

Sevgisizlik, parçalanmış aile çocuklarının da yarasıdır zaman zaman. Boşanan anne-baba, kendi didişmeleri arasında dünyası paramparça olmuş çocuklarını unutuverir. Kendilerinin yaşamı altüst olmuştur çünkü. Fakat ya çocuğun ki? Çocuk bir şeyleri anlamaya çalıştığı o masum ve karmaşık duygu dünyasında sürekli bir sevgi ve ilgi beklentisi içindedir. Acaba anne ve babası ayrıldıktan sonra da onu aynı şekilde sevecek midir? Bu aşırı endişe hali ortalık sakinleşene kadar devam eder. Ancak ayrılıkların sonrasında üzülerek görülen tabloların arasında anne ya da babası tarafından hiç aranmayan veya görüştürülmeyen çocuklar da var ne yazık ki. Yaşamı boyunca babasını yalnızca iki kez gören başarılı işadamı Oğuz, resim yeteneğini bir ressam olan babasından aldığını ve onunla 5 yaşında ayrıldıktan sonra ilk kez 25 yaşında tanıştırıldığını ifade ediyor. Bugün iki çocuk sahibi olan Oğuz, sublimasyon (yüceltme) adı verilen psikolojik savunma mekanizmalarından birini kullanarak, beynindeki ilgisiz, sevgisiz baba imajını yenmiş, olması gerektiği gibi bir baba olmuş çocuklarına.

Sevginin Sıcaklığı Olmada

Çocukların sevgisiz kaldığı durumlarda ortaya çıkması olası problemler, Çocuk Esirgeme Kurumu gibi kimsesiz çocukların birebir yetişkin yaklaşımından uzak yaşadıkları yerlerde daha somut bir şekilde gözlemlenebiliyor. Anne baba sevgisinden uzak kalan 0-2 yaş arası bebeklerde ve küçük çocuklarda sürekli ileri-geri sallanma ya da aynı hareketi yapma gibi hareketler görülebiliyor. Daha büyük çocuklarda ise saldırgan ya da içe dönük davranış tiplerine rastlanıyor. Kısacası çocuklar yetişkinlerin sevgi teması olmadan mutlu olamıyorlar.

Yüzü Gölgeli, Az Gülen Çocuklar

Çocukluktaki sevgi eksikliği ya da yoksunluğu yetişkinlikte mutlaka bir şekilde gösterir kendisini. Kişi eğer güçlü ve gerçekten içten gelen bir sevgiyle doluysa, yaşadıkları ve yaşadığı sevgisiz ortam onu yetişkinlikte olumsuz etkilemez. Yeter ki sorunlarla baş etmeyi öğrenebilsin. Uzman Pedagog Nurten Öncel, çocuklukta ve yetişkinlikte sevginin insanın bakışlarına ışık, dudaklarına tebessüm olarak yansıdığını belirterek, "Yüzü gölgeli, az gülen çocuklara baktığımızda, biz eğitimciler ve psikologlar hemen anlarız, anne ya da babanın da az güldüğünü, yaşama karanlık baktığını!" diyor.

Sevgi Söylenmez; Yaşanır

Sevgi yaşayarak, örnek olunarak öğretilir. Doğasında sevecenlik olan bebeklerin bu özellikleri ise çocukluk dönemlerindeki olumsuz yaklaşımlarla kolaylıkla yok edilebilir. 25 yaşındaki Sevgi, şunları aktarıyor sevgisizlik adına: "Yaşamımda sevgiyi sadece isim olarak taşıdım, bana verilmeyen bir duyguyu yansıtmam mümkün değildi. Ancak eşimle tanıştıktan sonra bende de bu duygunun varolduğunu anladım. Şimdi eşimi ve kızımı çok seviyorum. Yaşamımdaki sevgisizliğin nedeni çok çocuklu bir ailenin sıradan bir çocuğu olmamdı. Belki de bana verecek sevgilerinin kalmadığını düşünüyordum çocuk aklımla, kim bilir!?,,

Sorun Aşılamıyorsa

Çocukluğunda ve gençliğinde sevgisiz ortamlarda yetişen kişilerde görülebilecek psikopatolojik problemlerde yapılması gereken tek şey elbette ki bir uzmana baş vurmak. Ancak bizim toplumumuzda henüz yeni yeni yerleşmeye başlayan ve "Ben deli miyim ki psikiyatr iste gideyim?'' düşüncesini yavaş yavaş yıkan uzman yardım isteği için, öncelikle kişinin kendisinde bir problem olduğunu kabul etmesi gerekir. Etrafına katı ve uzak davranan ya da sevgisini ifade etmekte güçlük çeken kişilerin yapması gerekendir yardım istemek. Çünkü sevgiyi çocukken doya doya tadamamakla; doğal olmayan, normal yaşama aykırı bir olay yaşamıştır. Ruhunun açlığını ancak bunu kabul ederek doyurabilir.

Çocukta Kişilik Bozukluğu Gelişebilir
Sevginin ölçülü olduğu normal aile tiplerinde iniş çıkışlar olmayıp, her şey yolunda gibi görünüyorsa da ara sıra yaşana problemin özünde çocukların anne babalarının sevgilerinden şüphelendiği gerçeği yatar. Annesinden azar işiten ya da babasından bir tokat yiyen çocuk onların artık kendisini sediğini düşünür. Çocukluk dönemi boyunca aile yapısı ve eğitim biçimi nasıl olursa olsun, saldırgan, aşırı sessiz ve içe dönük, uyum ve davranış problemleri gösteren, geçimsiz, arkadaşlık kuramayan bir yapı sergiler. Bu da zaman içinde kişilik bozukluğu ortaya çıkabilir.

Web Soft

Son Güncelleme (Pazar, 22 Mayıs 2011 19:48)

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Gönder
İptal
JComments
Giriş Formu

  • Şifrenizi mı unuttunuz?
  • Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?
  • Kayıt ol
En Çok İndirilen Dosyalar
İlköğretim 6.7.8.Sınıflar Bilgi Yarışması Soruları
(Çeşitli Dokümanlar)
19.01.10

Tiyatro ve törenler için ses efektleri (silah,top,tüfek,doğa efektleri)
(Tiyatro ve Skeçler)
27.02.12

2010-2011 Müdür-Müdür Yardımcısı Çalışma Programı
(Okul İdaresi Dokümanları)
16.10.10

2010-2011 Sene Başı Öğretmenler Kurulu Toplantısı Gündem Maddeleri-2
(Okul İdaresi Dokümanları)
27.08.10

Örnek Soruşturma Muhakkik Raporu
(Okul İdaresi Dokümanları)
27.12.09

Yeni Eklenen Dosyalar
SORUMLULUK OCAK AYI RAPORU.docx
(Değerler Eğitimi Dokümanları)
09.03.12

Değerler Eğitimi Öğretmen İzleme Formu.xls
(Değerler Eğitimi Dokümanları)
09.03.12

Çanakkale Şiirleri
(Çanakkale Zaferi)
28.02.12

Çanakkale Programı
(Çanakkale Zaferi)
27.02.12

Çanakkale Konuşması
(Çanakkale Zaferi)
27.02.12

site ekle

© 2006-2011 Sunu Merkezi